|
Sevgili Hemşehrilerim;
Türk milletinin imkânsızlıklar
içerisinde gösterdiği büyük kahramanlığın simgesi,
harap ve bitap düşmüş bir ülkenin yeniden doğuşunun
habercisi olan İstiklal Marşımızın kabulünün 87. yıl
dönümü kutlu olsun.
Destansı bir mücadelenin umudunu, azmini,
kararlılığını, inancını yüreklerden mısralara
taşıyan İstiklal Marşımızı, her Türk
vatandaşı aynı aşkla söylemeye devam edecek, bu coşku
semalarımızda ilelebet yankılanacaktır. “İstiklal
Marşı bizim tarifimizdir" Türk vatanı
dünyada eşi benzeri olmayan bir toprak parçasıdır.
Cumhuriyetimizin kuruluşu ile il olma şerefini
yakalayan Burdur’umuzda, her karış toprağı Şehitlerimizin
kanlarıyla sulanmış Anadolu topraklarında bunun ne demek
olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Marşın kabulünden sonra şunları söylemiştir:
“Bu marşın İstiklal davamızı
anlatış cihetinden büyük manası vardır. Benim en beğendiğim
parçası da şudur:
“Hakkıdır hür yaşamış
bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal.”
Türk milleti benliğini ancak ve ancak, kendi
bayrağının gölgesinde bulabilirdi. İşte bu anlamda
İstiklal Marşı, İstiklal Harbi’ni açıklıyor.
İstiklâl Marşı’na odaklanmak bu cennet vatana odaklanmayı
gerektiriyor. Hangi millet tarihe damga vurduysa, bu
damgayı vurmasıyla bir dönüm noktası idrak etmiştir. Türk
milleti tarihe damgasını İstiklal Harbi ile vurmuştur.
İstiklal Harbi İstiklal Marşı’nın temin ettiği
mantık ve iradeyle kazanılmıştır. Bizim
görevimiz: İstiklal Marşı ile kazandığımız
mantığın işlenmiş hale getirilmesi ve İstiklal
Marşında beyan edilen iradenin ileri götürülmesidir.
Bu düşünceler ile Topyekûn bir milletin
duygularına tercüman olan İstiklal Marşımızın
kabul edilişinin 87.yıl dönümünü kutluyor, Başta Ulu Önder
Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Marşımızın
yazarı vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u ve Kurtuluş Savaşımızın
bütün kahramanlarını minnetle ve rahmetle yâd ediyorum.''
|
|